Cumartesi, Nisan 19, 2008

Denizlispor maçındaki Berke




Denizlispor maçı benim adıma daha farklı bir önem taşıyordu, çünkü Berke ve Faruk dedesi ile birlikte tribündeki yerimizi almıştık. 5 yaşındaki bir çocukla tribünlerde yer almak çeşitli zorlukları da göze almanız anlamına geliyor. Genelde çocuğunuzu omzunuza aldığınız için özellikle arkanızdakilerin görüntüsünü kapatmamak için maçı basamak seviyesinde seyrediyorsunuz ki bu önünüzdekilerle hemen hemen aynı seviyeye geliyor. Olmadı kucağınıza almak zorunda kalıyorsunuz. Veya "baba tuvaletim geldi", "baba karnım acıktı", "baba susadım", "baba acıktım" gibi mini problemleri gidermekle kalmıyorsunuz, "baba hoparlörler nerede?", "baba kalenin arkasındaki o hareketli sopa ne? (jimmy jib)", "baba hakemler neden kırmızı giyiyor?" gibi tüm soruları cevaplamak zorunda kalıyorsunuz. Ancak tüm bunlar camiaya yeni bir Fenerbahçe taraftarı katmak uğruna en keyifli anlar olarak hatıralara geçiyor. Tabi siz bunları göze alarak çocuğunuzu maça götürdüğünüzde etrafınızdaki herkes ama herkes size en büyük desteği veriyor: onunla konuşarak, sorularına cevap vererek, hatta ona yerini verip kendisi daha kötü konumda maçı izleyerek, o rahatsız olmasın diye sigara dahi içmekten vazgeçerek, o maçı daha rahat seyretsin diye etrafımızdaki herkesin kendi konumunu ona göre ayarlayarak, ben yorulduğum zaman onu kucağına alarak dinlenmemi sağlayan Mustafa abisi başta olmak üzere bize çok büyük destek verdiler. Bu akşamımızın güzel ve keyifli geçmesini sağlayan Fenerium Üst D Blok 10, 11 ve 12. sıradaki tüm arkadaşlarımıza, camiamıza yeni bir Fenerbahçe'li katma çalışmalarımız esnasında tüm problemleri bertaraf ettikleri için çok teşekkür ederiz.


2 yorum:

Adsız dedi ki...

asıl Berke Üst Maraton'da maç izlesin de taraftar nasıl olunur görsün...:) yine de tebrikler cnm kardeşim...

ustertuna dedi ki...

Sen berke'yi getir, her zaman bizim başımızın üstünde yeri var :)