Çarşamba, Ocak 10, 2007

Mevsimler şaşırdı !!!

Son günlerde havaların mevsim normalleri üzerinde seyretmesi, yağışın az olması ve bunun sonucunda ağaçların ve bitkilerin zamansız çiçek açması, hem su rezervinin azalması hem de tarımsal ürünlerin azalma ihtimalinden dolayı şaşılacak bir durum olmaya başladı. İSKİ'nin su rezerv istatistikleri incelendiğinde barajların şu anki doluluk oranları 2005 yılındaki kadar düşük olmamakla birlikte hava seyrinin bu günlerdeki gibi devam etmesi durumunda endişe verici bir durum alabilecektir. Zira önümüzdeki 10 gün içerisinde İstanbul'da çoğunlukla güneşli bir hava durumu bizleri beklemektedir. Küresel ısınma ve su rezervleri ile ilgili ekte bazı alıntılarını vermiş olduğum yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim. İlgili makalede de görülebileceği üzere bu süreçte "Su Fakiri" ülkeler sınırında olan bir ülkenin vatandaşları olarak bizlere düşen en büyük sorumluluk tutumlu davranmak olacaktır.
Küresel Isınma, Su Kaynakları ve Tarım Üzerindeki Etkileri
Ahmet Atalık
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı
Küresel ısınmayı sade bir tanımlama ile; “atmosfer, okyanuslar ve kara kütleleri yüzeyindeki sıcaklıktaki yükselme” olarak tanımlayabiliriz. Bu ısınmaya kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yakılması sonucu atmosfere dahil olan sera gazlarının neden olduğu sanılmaktadır.
Sera Etkisi
Dünyamızı aydınlatan ve ısıtan enerjinin kaynağı güneştir. Güneşten, gezegenimizin yüzeyine ulaşan kısa dalgalı radyasyon, ışıktan ısıya dönüşmek suretiyle dünyamızı ısıtır. Yeryüzü, bu radyasyonun bir kısmını uzun dalgalı kızılötesi ışın olarak uzaya geri yansıtır. Bu uzun dalgalı kızılötesi ışınların büyük bölümü uzaya geri dönerken, bir bölümü dünya atmosferinde sera gazları vasıtasıyla tutulu kalmaktadır. Atmosferde kızılötesi ışınların tutulması ve yansıtılması sırasında, tıpkı seradaki camlar gibi ısıyı muhafaza etme özelliklerinden dolayı bu gazlara “sera gazı” adı verilmiştir. Bu gazların atmosfer içindeki miktarlarının artması ile atmosfer, güneş yoluyla dünyamıza sağlanan ısının tutulmasını tekrar geriye bırakılmasını sağlayan bir yalıtkana dönüşmektedir.
Küresel Isınmanın Etkileri
Dünyanın ortalama yüzey sıcaklığı 15 o C’dir. Geçti ğ imiz yüzyılda bu sıcaklık 0,6 o C’lik bir artış göstermiştir. Kıtalar üzerindeki sıcaklık okyanuslar ve denizlere oranla daha fazla artmıştır. 1950 yılından bu yana deniz yüzeyi sıcaklığı kara yüzeyindekinin ancak yarısı kadar artmıştır. Gece sıcaklıklarında da her 10 yılda ortalama 0,2 o C artış görülmüştür. IPCC (Intergovernmental Panel On Climate Change)’nin 2001 yılında yayımlanan üçüncü değerlendirme raporunda 2100 yılına kadar dünyamızdaki ortalama sıcaklığın 1,4-5,8 o C arasında artacağı belirtilmektedir. Bu artışın 1990-2025 yılları arasında 0,4-1,1 o C, 1990-2050 yılları arasında 0,8-2,6 o C civarında seyredeceği kurgulanmaktadır.
Mevsimler bazı bölgelerde daha uzun olmaya başlayacak, kış ve gece sıcaklıkları, yaz ve gündüz sıcaklıklarından daha fazla artma eğiliminde olacaktır. Isınan bir dünyada sıcak stresinden dolayı daha çok insan ölecek, tropik bölge hastalıkları serin iklim bölgelerine doğru yayılma gösterecektir.
Küresel Isınmanın Türkiye Üzerindeki Olası Etkileri
Türkiye, küresel ısınmanın potansiyel etkileri açısından risk grubu ülkeler arasındadır. Ülkemiz küresel ısınmanın özellikle su kaynaklarının zayıflaması, orman yangınları, kuraklık ve çölleşme ile bunlara bağlı ekolojik bozulmalar gibi olumsuz yönlerinden etkilenecektir.
Suyun Yanlış Kullanımının Sonucu: Çölleşme!
Kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan ülkemizde kuraklık ve çölleşme sorunlarının küresel ısınma ile daha da artacağı dikkate alındığında sulama, aynı zamanda önemli bir sorunu da beraberinde getirmektedir; toprakların tuzlanması, yani arazi kalitesinin bozulması, çölleşme!
Sonuç Olarak
Hem ekolojik dengenin korunması, hem de insan topluluklarının sürdürülebilir gelişiminin sağlanması için, su ve toprak kaynaklarının bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayabilecek en akılcı bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
İlgili makalenin tam metni için buraya tıklayınız.

Hiç yorum yok: