At sevgisi
Dün bir akrabamızın daveti üzerine Berke ile beraber Sipahi Ocağı'na gittik. Atları bu kadar yakından görmek kendisini epeyce şaşırttı. İlk başta uzaktan onları izlemekle yetindi. Nasıl yürüyorlar, nasıl sesler çıkartıyorlar, öncelikle bunları keşfetti. Bu aşamadaki soruları çok kolaylıkla tahmin edebilirsiniz: "Baba, neden öyle yürüyor?", "Baba, neden öyle sesler çıkartıyor?" "Baba, nasıl öyle atlıyor?" Bu çeşit soru örneklerini sizler de rahatlıkla artırabilirsiniz. Neyse, 1. soru dalgasını atlattıktan sonra merak ve onun getirdiği keşif duygusu ile birlikte manejin girişinde küçük turlar atmaya başladık. Tüm şirinliğimizi kullandık ve biniş hocası, Berke'nin at binmesine izin verdi. Kendimizi bir anda kapalı manejin ortasında atın yanında buluverdik. Berke, benim kucağımda, yaklaşık 5 dakika ata binmeye ikne etmeye çalıştık. Tabi bu arada 2. soru dalgası ile karşı karşıya kaldık. Atın büyük olmasından çekinmiş olacak ki binmek istemedi. Atı güzelce okşadık, sıcaklığı çok hoşuna gitti. Ama sonrasında binmek istemedi. "Neden?" diye sorduğumda atın çok büyük olduğunu söyledi. Maalesef burada Pony yok. Bunun için şansımızı daha fazla zorlamak istemedik ve çok fazla üstelemeden hızlı adımlarla manejin kenarına geçtik. Planımız önümüzdeki hafta Pony olan bir kulübe giderek içimizde kalan at binme isteğini hayata geçirmek. Umarım bir dahakine başarılı olabiliriz.
MANEJ : At binilen saha.
PADOK: Yarış atlarının yedekte gezdirildiği yer.
PONY : Midilli
DRESAJ : At Terbiyesi
LONJ : Atı , bir türlü çalıştırma yöntemi.
VOLTİJ :Binicinin at üstünde denge hareketi yapmasıdır.
HORSEBALL : Atla oynanan basket yada futbola benzer horseball topu.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder